Hiç durup dururken “Neden bu kadar yorgunum?” diye düşündüğünüz oldu mu? Merak etmeyin, yalnız değilsiniz. Son zamanlarda herkes fazlasıyla yorgun hissediyor — ve bu durum sadece “yetişkin olmanın” bir parçası değil.
Yorgunluğu bazen “geçici bir şey” gibi görmezden gelmek kolaydır. Ancak bu durum sürekli hale geldiyse, artık göz ardı edilemez. Eğer sürekli halsizseniz, bedeniniz size bir şey anlatmaya çalışıyor olabilir. Elbette, bu durum illa ki ciddi bir sağlık sorununa işaret etmeyebilir ama yaşam kalitenizi etkiliyorsa bir doktora görünmek iyi bir fikir olabilir.
Uzmanlara göre, sürekli yorgun hissetmenizin olası sebepleri ve bu durumla başa çıkmanın yolları şöyle:
- Yeterince uyumuyorsunuz
Yeterli uyku almamak, yorgunluk hissinin en yaygın ve en bariz sebeplerinden biridir. ABD Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü’ne göre, yetişkinlerin her gece 7 ila 9 saat uyuması önerilir. Ancak çoğu insan bu süreyi karşılamıyor.
Çözüm: Daha fazla uyuyun. Tabii bu söylendiği kadar kolay olmayabilir. Öncelikle uykunuzu bölen nedenleri bulmanız gerekiyor—stres, fazla ekran süresi ya da kötü uyku alışkanlıkları olabilir. Eğer elinizden geleni yaptıysanız ve hâlâ uyumakta zorlanıyorsanız, bir uzmandan yardım alma zamanı gelmiştir.
- Enerji eksikliği yaşıyorsunuz
Bu durum “uykulu olmak”tan farklıdır. Nörolog ve uyku uzmanı Dr. William Christopher Winter, “Yorgunluk, ciddi bir enerji eksikliğidir” diyor. Normal bir yorgunluk dinlenmeyle geçer. Örneğin, kolunuz birkaç ağırlık kaldırmadan sonra yorulabilir ama kısa bir süre sonra toparlanır.
Ancak sürekli yaşanan enerji düşüklüğü, vücudunuzun yavaşlamanızı istediği anlamına gelir. Eğer kısa bir yürüyüş bile sizi bitkin bırakıyorsa, bu bir sorundur.
Çözüm: Gerçek anlamda dinlenin. Ekranlardan, dikkat dağıtan şeylerden uzaklaşın ve bedeninize sakinleşme zamanı tanıyın. Dinlenmeye rağmen enerjiniz yerine gelmiyorsa, mutlaka doktora danışın.
- Altta yatan bir sağlık sorununuz olabilir
Dr. Winter, yorgunluk şikâyetiyle gelen hastalarında önce bunun uyku eksikliği mi yoksa enerji düşüklüğü mü olduğunu anlamaya çalıştığını söylüyor. Çünkü bu ayrım, çok farklı olasıkları ortaya koyabilir. B12 veya D vitamini eksikliği, multipl skleroz, tip 2 diyabet, Parkinson gibi pek çok hastalık yorgunluk yapabilir.
Anemi, tiroid bozuklukları hatta lösemi bile aşırı halsizlikle kendini gösterebilir.
Çözüm: Eğer yorgunluk birdenbire başladıysa ya da dinlenmeyle geçmiyorsa, mutlaka bir uzmana başvurun. Sorun yaşam tarzınızdan da kaynaklanıyor olabilir ama bunun netleştirilmesi için tıbbi destek şarttır.
- Aşırı stres altındasınız
Bazı sağlık sorunları gibi, uzun süredir devam eden yoğun stres de yorgunluk sebebi olabilir. Özellikle büyük yaşam değişiklikleri ya da tükenmişlik hali, hem uykunuzu hem de enerjinizi bozabilir. Uyku uzmanı Dr. Sophie Bostock, “Stres altındayken daha fazla kortizol üretiriz. Bu hormon uyanık kalmayı kolaylaştırır ama gece yatarken bizi rahatsız eder” diyor.
Stres; hafif uyku, sık uyanma ve uyuyamama gibi etkiler yaratabilir. Ayrıca stres altındayken uykuya zarar verecek davranışlar geliştirebiliriz: Az hareket etmek, alkolle rahatlamaya çalışmak, geç saatlere kadar çalışmak ya da gündüzleri uzun uyumak gibi.
Çözüm: Strese neden olan asıl durum çözülebiliyorsa (örneğin iş yükünüzü patronunuzla konuşmak gibi), işe buradan başlayabilirsiniz. Ancak bazı stres kaynakları kaçınılmaz olabilir. Bu durumda, stres hormonlarını dengelemeyi öğrenmeniz gerekir. Nefes egzersizleri (box breathing), uyku günlüğü tutmak ya da yoga gibi teknikler faydalı olabilir.
- Uyku ortamınız uygun değil
Uyku uzmanlarına göre, kaliteli uyku için uygun bir ortam olmazsa olmazdır. Eğer uykuya dalamıyor ya da sık sık uyanıyorsanız, ortam koşullarınızı gözden geçirmenizde fayda var. Sessiz, düzenli ve loş bir oda ve konforlu bir yatak büyük fark yaratabilir.
Çözüm: Yatağınız rahatsızsa, yeni bir yatak almayı düşünebilirsiniz. Gürültü veya ışık sorunu yaşıyorsanız, kulak tıkacı ya da göz bandı kullanabilirsiniz. Ayrıca daha serin bir odada uyumak—pencereyi açmak, vantilatör veya klima kullanmak—vücudunuzun doğal ısı düşüşüne yardımcı olur ve uykuya geçişi kolaylaştırır.
- Depresyonda olabilirsiniz
Dr. Yvonne Bohn’a göre, birçok hasta yorgunluk şikâyetiyle geliyor. Eğer yeni doğan bebek ya da yoğun spor gibi belirgin sebepler yoksa, depresyon olasılığı araştırılmalı. Depresyon fiziksel testlerle anlaşılmaz ama yorgunluk, enerji kaybı ve uyku bozuklukları gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Mayo Clinic’e göre depresyon; umutsuzluk, mutsuzluk, eskiden keyif aldığınız şeylere karşı ilgisizlik gibi duygusal belirtilerle birlikte fiziksel yorgunluk da yaratabilir.
Çözüm: Depresyon, terapi ve/veya ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabilir. Sürekli “Neden bu kadar yorgunum?” sorusunu soruyorsanız ve depresyon ihtimalinden şüpheleniyorsanız, bir doktordan destek almanız önemlidir.
- Hormonlarınız dengesiz olabilir
Genel pratisyen ve hormon uzmanı Dr. Sohere Roked’e göre, özellikle menopoz, perimenopoz ya da regl dönemlerinde hormonlardaki dengesizlik yorgunluğa yol açabilir. Uyku hormonları (melatonin), stres hormonları (kortizol) ve açlık hormonları (insülin, leptin, grelin) gibi pek çok hormon yeterli uyku olmadan düzgün çalışmaz.
Progesteron, özellikle uykuya yardımcı olan bir hormondur ve adet öncesinde, perimenopozda ya da menopoz döneminde düşüş gösterir.
Çözüm: Dr. Roked, gece yatmadan önce vücutla uyumlu progesteron takviyesi almanın uykuyu iyileştirebileceğini söylüyor. Ayrıca magnezyum, magnezyum sitrat ya da magnezyum glisinat gibi takviyeler de daha kolay uykuya dalmayı ve gece boyunca uyanmadan uyumayı kolaylaştırabilir. Ashwagandha gibi stres dengeleyici bitkiler de vücut direncini artırabilir.
İşte bu yüzden kendinizi sürekli yorgun hissediyor olabilirsiniz. Vücudunuzu dinleyin, gerekirse yardım alın ve enerjinizi geri kazanmanın yollarını keşfedin.
Kaynak: www.glamour.com