İmparatorluk bahçesinden “itilen bulutlar” plaza semalarına ulaştı.
Akupunkturdan ve refleksolojiden sonra Batı’nın yeni gözdesi Tai Chi ve Çigong oldu. Bu egzersiz pratikleri neye iyi geliyor, bilim ne diyor, neden cep telefonlarımıza habire ‘‘sandalyede Tai Chi’’ ilanları düşüyor?
ASLI DELİKARA
Çin’i 15 yıl kadar önce ziyaret ettim. Arkadaşım, sabah dedi, “erken kalkabilirsen çok ilginç bir seramonileri var”. Kalktım, güneşin ilk ışıklarıyla sokaklar boyu insanın yavaş (ve bence çok havalı) hareketlerle Tai Chi yaptığını gördüm. Ağır çekim dövüş sporlarına benzeyen, yan yana yapsalar da bağımsız sürdürdükleri, sihir gibi bir şeydi. Tezcanlılığıma merhem olur diye başlamayı çok istedim, bu yazı umarım vesile olacak.

1993’te Amerikan televizyonunda yayınlanan bir belgeselde konuşan 91 yaşındaki Şanghaylı usta Ma Yueh Liang da işin benim gibi sabırsız insanlara zor gelecek yönünün altını çiziyordu: Tai Chi’de hiçbir sır yoktu; zor olan sabırdı. Kendi “Chi”sini keşfetmesi on yıl, onu kullanmayı öğrenmesi otuz yıl sürmüştü. Bugün aynı hareketler YouTube derslerinde, çevrim içi kurslarda ve sertifika programlarında karşımıza çıkıyor. Hareketleri yapabilmek yeter mi? Öğrendiğim kadarı ile “hayır”, bu egzersizler zihinsel, felsefi bir sürecin parçası olarak “çalışıyor”, çünkü amaç vücut kadar zihni de terbiye etmek.
Amerika’ya bir dansçının adımlarıyla ulaştı.
Tai Chi’yi ABD’de ilk kez sahneye taşıyan, kendi ifadesine göre, bir dövüş ustası değil bir dansçıydı. Modern dansçı Sophia Delza, Şanghay’da Ma Yueh Liang’dan ders aldıktan sonra 1954’te New York’taki Modern Sanat Müzesi’nde (MoMA) bir gösteri yaptı; 1961’de de İngilizcedeki ilk Tai Chi kitaplarından birini yayımladı. 1964’te Tayvan’dan New York’a yerleşen usta Cheng Man-ch’ing ise Chinatown’da açtığı okulda Çinli olmayan öğrencilere de ders vermeye başladı.
Asıl büyük ivme 1993’te, Emmy ödüllü PBS belgeseli sayesinde gerçekleşti. “Healing and the Mind”’ın Çin bölümünde gazeteci Bill Moyers’a Harvard’lı hekim David Eisenberg rehberlik ediyordu. Eisenberg belgeselde, Çin’de bir yıl Tai Chi yaptığını, ama ABD’ye dönünce sabah 6.30’da hastanede olması gerektiği için bıraktığını itiraf ediyordu. Moyers’in cevabı düşündürücüydü: “Yani kendi sağlığın artık başkalarınınki kadar önemli değildi, öyle mi?”.
Tai Chi ve Çigong: Aynı ağacın iki dalı.
Çigong, nefes, hareket ve dikkati birleştiren geniş bir pratikler ailesinin adı. Kökleri eskiye uzanıyor: Hunan’da MÖ 168’de mühürlenen Mawangdui mezarından çıkan ipek resimde egzersiz yapan 44 figür var. Ancak “Çigong” kelimesinin bugünkü anlamıyla yaygınlaşması 1950’lere, Mao dönemine ait.
Tai Chi ise bu ailenin bir üyesi. Çincede “Yüce Nihai Yumruk” anlamına geliyor ve kökleri dövüş sanatlarına dayanıyor. İkisi de odaklanmış nefes ve hareketle bedenin “qi” denen enerjisini hedefliyor, ama uygulanışları farklı. 2020’de UNESCO’nun somut olmayan kültürel miras listesine giren Tai Chi, kurumun tanımında nefes düzenlemesiyle uyum içindeki gevşek, dairesel hareketler ve dürüst, tarafsız bir zihnin geliştirilmesi olarak tarif ediliyor. Harvard Tıp Fakültesi’nin Tai Chi rehberinin yazarı Peter Wayne ise pratiğin “aktif bileşenlerini” sayarken farkındalık, niyet, aktif gevşeme, doğal nefes ve sosyal desteği aynı listeye koyuyor. Yani iş, doğru hareketi yapmakla bitmiyor. Tai Chi’nin beş ana aile stili var: Chen, Yang, Wu (Hao), Wu ve Sun. En yaygını Yang stili. Bugün en çok uygulanan form ise 1950’lerde Çin devletinin standartlaştırdığı 24 hareketlik sadeleştirilmiş form. Hareketler yürürken, ayakta ya da oturarak yapılabiliyor, bu da onları farklı bedenlere uyarlanabilir kılıyor.
Bilim ne diyor?
MÖ 2. yüzyıla tarihlenen “Çekme Kitabı” (Yin Shu), bu egzersizleri hijyen, beslenme ve uykuyu mevsimlere göre düzenleyen bir yaşam rejiminin parçası olarak anlatıyor. Modern tıbbın sorusu ise net: İşe yarıyor mu? 2010’da yayımlanan kapsamlı bir derleme, 6.410 katılımcılı 77 randomize kontrollü çalışmayı inceledi ve iki pratiğin benzer sonuçlar verdiğini gösterdi. ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri’ne bağlı NCCIH’e göre en güçlü bulgular yaşlılarda denge ve düşme riski üzerine. Parkinson hastalarında denge, diz osteoartritinde ağrı ve fibromiyaljide uyku ile yorgunluk konusunda da umut verici kanıtlar var. NEJM’de 2012’de yayımlanan ve 195 Parkinson hastasını kapsayan bir çalışmada, Tai Chi grubunda düşme sayısı da anlamlı biçimde azaldı. Ancak Cochrane derlemesine göre ise Tai Chi düşme oranını yüzde 19 azaltabilir, ama bu kanıtın kesinliği düşük ve klasik denge egzersizleri daha güçlü sonuç veriyor. BMJ’de 2018’de yayımlanan fibromiyalji çalışmasında ise Tai Chi grubu aerobik egzersiz grubundan daha fazla iyileşti, ama aradaki fark hastanın gerçekten fark edeceği eşiğe ulaşmadı. Pekin’deki bir Çigong hastanesinde çalışan Dr. Lu’nun Moyers’a söyledikleri, bu dengeyi özetliyor: Çigong hafife alınmamalı, ama etkileri de abartılmamalı.
Porselenden beyaz perdeye.
Hareketin görsel serüveni Ming dönemi el kitaplarında başlıyor. Bugün en yaygın Çigong setlerinden “Sekiz Brokar”ın ayrıntılı çizimleri, ilk kez “Kızıl Anka’nın Özü” gibi sağlık kitaplarında ortaya çıktı. 1593 tarihli başka bir el kitabındaki pozların adları ise birer resim başlığı gibi: “Üç Kaplan Ejderhaya Bakar”. Tai Chi’ye adını veren yin-yang simgesi, Kangxi döneminde Jingdezhen’deki imparatorluk fırınlarında üretilen porselenleri süslüyordu. Tayvanlı heykeltıraş Ju Ming, sağlığı için başladığı Tai Chi’yi bir heykel serisine dönüştürdü. Sinemada ise Jet Li’nin “Tai Chi Master”ı (1993) ve Keanu Reeves’in ilk yönetmenlik denemesi “Man of Tai Chi” (2013) öne çıkıyor. Time Out’un eleştirmenine göre Reeves’in filmi, Tai Chi’nin narin bir dans olduğu kadar ölümcül bir pratik de olabileceğini gösteriyor.

Kapitalizm bunu da düşündü.
ABD’de Tai Chi eğitmenlerinin lisans alması gerekmiyor ve ulusal bir sertifika standardı yok. Bu boşluk kendi ekonomisini yarattı. Dr. Paul Lam’in 1997’de geliştirdiği artrit programı, ücretsiz YouTube dersleriyle başlayıp sertifikalı eğitmenlik atölyelerine uzanıyor. Alibaba’nın kurucusu Jack Ma’nın Tai Chi ustasını oynadığı “Gong Shou Dao” filmi, dünyanın en büyük alışveriş günü olan 11.11’de gösterime girdi ve 170 milyonu aşkın kez izlendi. 1988’den beri Tai Chi çalışan Ma, 2011’de Jet Li ile birlikte çevrim içi Tai Chi kursları sunan bir yaşam tarzı şirketi kurmuştu. Riskler de var: Bu pratikleri tedavinin yerine koymak. Çigonga özgü olmasa da Yale’deki bir araştırma, kanser tedavisini reddedip yalnızca alternatif yöntemlere yönelen hastalarda ölüm riskinin 2,5 kat arttığını gösterdi.
Bu hareketler bize ne söylüyor?
Bu sayfadaki hareketler, Çin Devlet Spor İdaresi’ne bağlı Sağlık Çigongu Yönetim Merkezi’nin resmî sitesinden (sport.gov.cn) alındı. Hareketler, 1973’te Changsha’daki Mawangdui mezarından çıkan ipek resim “Daoyin Tu” temel alınarak oluşturulan “Mawangdui Daoyin” setine ait. Figürler isimlerini “Yay Germe”, “Uçan Kaz” gibi doğadan ve gündelik hayattan alınmış imgelerden alıyor. Egzersizlerin sağlık etkileri ise geleneksel Çin tıbbı kavramlarıyla açıklanıyor.
“Bana iyi gelen, size iyi gelmeyebilir”
Çigong eğitmeni Ergül Ergün ile Ankara’dan çok eski tanışız. Ergül, ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği mezunu. İngiltere’de European School of Shiatsu’da başladığı, üç yıllık Çigong, Shiatsu ve Geleneksel Çin Tıbbı uzmanlığı eğitimini yine İngiltere’de Shiatsu College’de tamamladı. 18 yıldır Türkiye’de Çigong ve Shiatsu dersleri veriyor. Kalamış Parkı’ndaki buluşmamızda hem birkaç hareketi deneyimledim hem de ustasını bulmuşken sordum.
Çigongu tek cümleyle nasıl tanımlarsın?
“Çi” soluk, hava; “gong” ise iç disiplin demek. Çigongu, bedendeki Çiyi dengeleme sanatı olarak tanımlayabilirim. Çin tıbbı bedene bütüncül bakar: Organları tek tek değil; birbirleriyle, dokularla, meridyen denen enerji hatlarıyla, duygularla, hatta mevsimlerle ve günün saatleriyle ilişkisi içinde ele alır. Örneğin şikâyetleriniz her sonbahar artıyorsa, Çin tıbbına göre akciğerlerin desteğe ihtiyacı olabilir. Basitçe bir akupunktur uzmanı meridyen hatlarındaki noktalara iğneyle, akupresür uzmanı elle ulaşır; Çigongda ise hareket, nefes ve zihinle dengelenir diyebiliriz.
Videolardan izleyerek öğrenmek yeter mi?
Bir formu yıllarca kusursuz uygulayabilirsiniz, ama başkasının bedenini okuyamıyorsanız yalnızca iyi bir uygulayıcısınızdır. Bana iyi gelen size iyi gelmeyebilir, hatta bir başkasına zarar verebilir. Genç bir beden bunu tolere eder; ama belli bir yaşın üstünde, kronik rahatsızlığı olan biri için, eğer karşındakinin bedenini iyi okuyabilen, limitlerine göre uygulamaları yönlendirebilen bir eğitmenle çalışmıyorsa diz, bel, omuz sorunları ya da tansiyon oynamaları kapıda bekler. Bir de sabır meselesi var. Bir Çigong eğitmeni ya da uzun soluklu uygulayıcısı aslında bahçıvan gibidir. Toprağı çapalar, suyunu verir, güneşini ayarlar; ağaç kendiliğinden büyür, goncayı eliyle açtırmaya çabalamaz. Hızlı sonuç almak isteyenlerin işi değildir Çigong. Yıllardır süren bir rahatsızlığın da birkaç seansta geçmesini beklemek gerçekçi değildir ama, yeterli sabrı ve emeği gösterirsen, hatta sevip, Çigongu yaşamının bir parçası haline getirirsen iyileşme kalıcıdır.
Ergül Ergün’le iletişim:
Instagram: @ergulcigong / www.siyatsu.com


